Bebeklerde Zeka Gelişimi

İnsan zekası ve sahip olunan zekanın sınırlarının ne olduğu,nasıl geliştirileceği yıllardır anne babaların ve uzmanların gündemindeki en önemli konu olmaya devam ediyor.Zeka üzerine bu güne kadar yapılmış pek çok araştırma var ve bu araştırmaların sonuçları her geçen gün bilgilerimize yeni bilgiler katıyor ve zeka konusundaki bilinmezlere ışık tutuyor.

Zeka denildiğinde konunun en önemli yapı taşının bu zekanın ne zaman ortaya çıktığını ve nasıl oluştuğunu henüz tam olarak çözemediğimizi ve bütün araştırmaların aslında bu nokta üzerinde yoğunlaştığını göz önünde bulundurmakta fayda var.

Bununla birlikte öncelikle bilmemiz gereken Zeka’nın tanımın ne olduğu.

Zeka Nedir?

Soyut ve somut nesnelerin, birbirleriyle olan ilişkilerini bir takım kavramları kullanarak, anlayabilme,bir sonuca ulaşma,mantıksal çıkarımlarda bulunma gibi işlevlerle bütünleştirmek ve bir amaca ulaşmak amacıyla yönlendirme yapabilmek gibi bir takım becerilere sahip olmak zeka olarak tanımlanmaktadır.

 

Zeka tek başına bir kavram değildir ve tek başına bir eylemden oluşmaz.Genel olarak bir çok zeka tanımına rastlamak mümkündür ancak bu tanımların her biri zekanın farklı alanlarının açıklamalarını içerir.Zeka dediğimiz kavram sözel,sayısal,mekansal,algısal anlamda hız, ifade etme,anlama,muhakeme yapma,akılda tutma gibi pek çok önemli işlevin bütünüdür.

Dolayısıyla aslında zeka sahip olunan potansiyeldir.Her bireyde değişik düzeylerde vardır ve bu düzeyler farklı tekniklerle ölçülebilir. Zekanın günümüze dek ortaya konan tanımları,yapılan araştırmaların sonuçları ve bütün kuramlar,insan zekasının geliştirilebilir bir kapasite olduğunu kabul eder.Bu kapasite ise deneyim,öğrenme,çevre,aile, gibi hayat koşulları içinde geliştirilebilir ya da duraksatılabilir. Kısacası zeka bütün bu işlevlerin tamamını kapsayan bir bileşimdir.

Bebeklerde Zeka Anne Karnında Başlıyor Biliyoruz ki zeka insanın doğduğu anda zaten sahip olduğu bir potansiyeldir ve bu potansiyel sürekli geliştirilmeye,beslenmeye ihtiyaç duyar.Bir bebeğin zekasını doğrudan etkileyen en önemli faktör annesinin hamilelik sürecidir.Hamilelikteki doğru ve yeterli beslenme, annenin sağlığına olduğu kadar bebeğin gelişimine ve zekasına da etki eder.Bilindiği gibi anne karnında oluşmaya başlayan bebeğin öncelikle beyin yapısı ortaya çıkar,diğer organların gelişimi sonra tamamlanır.

Bebek anne karnında yaklaşık 6 aylık olduğunda ise artık neredeyse tamamlanmış olan beyinde zekayı oluşturan kıvrımlar da oluşmaya başlar. Bu oluşum ve beynin sürekli gelişimi ilk çocukluk yıllarının bitimine kadar sürer.İnsan beyninin neredeyse % 82’si birey 6 yaşına geldiğinde tamamlanmış olur.

Demek ki hamilelik ve bebeklik dönemleri zekayı doğrudan doğruya etkiliyor.Bu durumda dışarıdan bazı çabalarla da zekayı olumlu yönde geliştirebiliyoruz sonucunu çıkarmak mümkün. Sağlıklı ve stresten uzak bir hamilelik süreci, doktor kontrollerini titizlikle takip etmek, doktorun önerisiyle eğer varsa vücudun eksik kalan vitamin ve mineral ihtiyaçlarını tamamlamak,sağlıklı ve düzenli beslenmek,mutlu bir hamilelik süreci için olabilecek her türlü sıkıntıdan uzak kalmaya çalışmak, anne adayının hem kendisi hem de bebeği için yapacağı en yapacağı en büyük iyiliktir.

Bebeklerde Zeka Gelişimi Eğer doğumsal bir travma,genetik bir sorun,ya da herhangi bir zeka geriliği yoksa bütün bebekler gerçekten de küçük birer dahi olarak doğuyorlar.Öğrenmeye açık,meraklı,uyaranlara karşı tepki veren,gelişmiş bir dikkat ve algılama yeteneğine sahip olarak dünyaya gelen bu çocuklar için asıl macera doğumdan sonraki süreçlerde başlıyor.Ona sunulan çevre,gösterilen ilgi,beslenme biçimi,duyu organlarını geliştirmeye yardımcı olacak bir ortam çok önemli.

Her şeyin ötesinde öncelikle anne çocuk ilişkisi ve diğer aile bireyleriyle olan ilişkisi bebek için tahminlerin ötesinde büyük önem taşıyor.Örneğin 0­6 arasında yaklaşık olarak 1000 çocuğu kapsayan bir araştırmada son derece ilginç sonuçlar ortaya çıkmış.Bu araştırmada çocukların zeka gelişimde onlara gösterilen ilgi ve sevginin etkileri incelenmiş ve görülmüş ki,çocuklarla göz teması kurmak, onaylamak ve sadece gülümseyerek konuşmak bile çocukların zekasını akranlarına oranla %50 oranında artırıyor.Başka hiçbir şey yapmadan sadece ilgi ve sevgiyle bu çocukların kendine güvenli çocuklar oldukları, daha sosyal ve neşeli bir yapıya sahip oldukları da tespit edilmiş.Tersi durumda ise,yani çocuklara kaş çatmak,kızmak ve olumsuz sözcükler kullanmak ise zekayı durağanlaştırıyor,çocukların kendilerine olan güvenlerini yerle bir edebiliyor ve daha içe kapanık olmalarına neden olabiliyor.Demek ki zekayı geliştirmek için kesin koşul çocuklarla sevgiye dayalı bir iletişim kurmaktan geçiyor.

Son yıllarda yine yapılan araştırmaların sonuçlarından anlıyoruz ki,bebekler anne karnındayken duyabiliyorlar ve hafızaları kayıt yapmaya başlıyor.O nedenle doğumdan önce,sakinleştirici,dinlendirici müzik dinlemek ve olumsuz ortam koşullarından uzak kalmak öneriliyor.İnsan beyni ilginç ve hala bir çoğu çözülememiş son derece donanımlı bir bilgisayar gibi çalışıyor.Dolayısıyla doğmadan önce dinlediği,duyduğu pek çok şeyi sonradan hatırlayarak,o konuya yatkınlık gösterebiliyor,ilgili olabiliyor. Bebeğin anne karnında maruz kaldığı etkileşim ve öğrendikleri ilginç bir biçimde RNA olarak bilinen bir çeşit nükleik asit yoluyla kalıcı hale gelmekte ve bebek doğduktan sonra hafızaya kaydedilen bu bilgilere karşı daha duyarlı ve ilgili olabilmektedir.

Bu yatkınlık nedeniyle anne adaylarının dil eğitimi alması,farklı konulara yönelmesi de önerilenler arasında ter alıyor. Hamilelik sürecinde sakin,sorundan ve sıkıntıdan uzak bir dönem yaşamanın bebeğe verilecek en büyük hediye olduğunu unutmamak gerekiyor. Bebeklerde ve Çocuklarda Zekayı Yükseltmek İçin Bebeklerde ve çocuklarda doğuştan getirilen potansiyeli artırmak için anne babalar olarak yapabileceklerimiz çok fazla.

Öncelikle anne karnında bebekle konuşmak,müzik dinlemek, Hamilelikte yapmaktan zevk alınan uğraşlara yine devam etmek, hatta farklı hobiler edinmek, Bebekle doğduğu andan itibaren kurulacak göz teması ve iletişim çok önemlidir.Hem bedensel hem de sözel iletişim kurmak zekayı geliştirecek ilk koşuldur. Bebekler ilk altı ayda sese ve hareketli görüntülere çok duyarlıdırlar. Ses çıkaran,çok renkli,değişik şekillerde oyuncaklarla zekasını etkileyip geliştirmek mümkündür. Bebeklere ve çocuklara dokunmak,kucağa almak,öpmek zeka üzerinde çok olumlu etkilere sahiptir.Ayrıca masaj yapmak hem onları rahatlatır hem de uyku düzensizliklerini ortadan kaldırmaya yardımcı olur. Bebeklerle mutlaka konuşulmalı ve kelimeler asla bebek diliyle yarım yarım söylenmemelidir.

Mümkünse ailece gidilen her ortama bebekler de götürülmeli ve değişik ortamlarda farklı uyaranlarla iç içe olması sağlanmalıdır. Çocuklar 2.5­ 3 yaşından itibaren mutlaka yuva,kreş gibi okul öncesi kurumlarına yönlendirilmelidir. Bebek ve çocuklar tekerlemelere,şarkılara bayılırlar.Sık sık bu tip çalışmalar yapılmalı hatta büyük çocuklar ezberlemeleri için desteklenmelidir. Bebeklerin ve çocukların sağlıklı beslenmeleri ve olabildiğince OMEGA içeren gıdalar almaları,haftada en az 2­3 gün balık yemeleri sağlanmalıdır.

Omega balıkta ve su ürünlerinde,cevizde bol miktarda bulunur ve doğrudan doğruya beynin faaliyetlerine,zekaya etki eder. Bebeklere kitap okumak da çok önemlidir.Hem kelime haznesinin gelişmesi hem de alıcı dil belleğinin daha aktif çalışması için son derece olumludur. Televizyon ve bilgisayardan mümkün olduğunca uzak durması için bilinçli seçilmiş sağlıklı malzemelerden yapılmış oyuncaklara yönelmesini sağlayın. Kalem tutmaya başladığı bir yaş civarı anne baba gözetimde kalemlerle, boyalarla, defterlerle haşır neşir olmasına destek olun. Arkadaşlarıyla,akranlarıyla,diğer çocuklarla bir arada olması için gereken ortamları hazırlayın.Çocuklar modelleme yoluyla pek çok şeyi öğrenirler. Ayaklanıp ortalık karıştırmaya başlayan çocuğu sürekli engellemek, durdurmak, bir anlamda onun merakını,öğrenme ve anlama isteğini de durdurmaktır.

Dolayısıyla zekasını da durdurmak istemiyorsanız ‘hayır’ demek yerine,onu değişik alanlara yönlendirin,ilgisini başka yerlere çekmeye çalışın. Zeka göreceli bir kavramdır ve sağlıkla doğan her çocukta vardır.Ne kadar gelişeceği, ne kadar yükseltilebileceği ortamdaki koşullarla doğrudan bağlantılıdır.Ortamı ne kadar zenginleştirebiliyorsanız ve çocuğa ne kadar farklı seçenek sunabiliyorsanız o denli yüksek seviyede bir zeka elde edebilirsiniz.Ancak son olarak ısrarla vurgulamak gerekir ki,ona sunduğunuz her tür malzeme ve imkan bir yana,ailenin ilgisi ve sevgisi bir yana. Öncelik onunla olan iletişim ve ona sunduğunuz sevgiden geçer

­ Psk.Serap DUYGULU

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir